DİYABET NEDİR

Canli kalabilmemiz ve yaşamımızı sürdürebilmemiz için vücudumuzun sürekli enerjiye ihtiyacı vardır. Vücudumuzun en önemli enerji kaynağı ise bir şeker türevi olan glukozdur. Yemek sonrası mide ve barsaklara gelen besinler buradaki enzimler ile sindirilir ve ortaya çıkan glukoz barsaklardan emilerek kana karışır. Pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde kandaki glukoz hücrelere geçer ve enerji kaynağı olarak kullanılır. Eğer insülinin etkisinde ya da miktarında yetersizlik ortaya çıkarsa kan glukoz seviyesi yükselir (hiperglisemi) ve halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığı gelişir.

ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN DİYABET TİPLERİ

Çocuklarda en sık görülen diyabet tipi, tip 1 diyabettir. Tip 1 diyabet, pankreasın insülin üretememesine bağlı insülin eksikliği sonucu gelişir. Insülin direncine (insülin etkisinde yetersizlik) bağlı olarak gelişen, genellikle obezitenin (şişmanlığın) eşlik ettiği ve son yıllarda tüm dünyada sıklığında ciddi artış görülen bir diğer diyabet tipi ise tip 2 diyabettir. Bunların dışında başka hastalıklara ikincil gelişen diyabet veya gen bozukluğu sonucu ortaya çıkan MODY, çocukluk çağında görülebilen diğer nadir diyabet tipleridir.

ÇOCUKLARDA NEDEN DİYABET GELİŞİR?

Tip 1 diyabetin tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlığı olan çocuklarda birtakım çevresel faktörlerin de etkisiyle bu hastalık ortaya çıkar. Baba veya kardeşte tip 1 diyabet varsa çocukta hastalığın gelişme ihtimali % 6, annede tip 1 diyabet varsa çocuğunda hastalığın gelişme ihtimali % 4 olarak bildirilmektedir. Tip 1 diyabet gelişimini tetikleyici çevresel faktörler; geçirilen viral enfeksiyonlar, doğumdan sonra ilk 6 ay inek sütü ile beslenme, kimyasal toksik ajanlar, gıda katkı maddeleri, stres ve vitamin D eksikliğidir. Çocuklarda tip 2 diyabet gelişimi açısından ise en önemli risk faktörleri genetik yatkınlık ve obezitedir. Her ne kadar tip 2 diyabet erişkin yaş grubunda daha sık görülse de çocuklarda artan obezite sıklığına bağlı olarak çocukluk çağı tip 2 diyabet sıklığında da son yıllarda ciddi bir artış gözlemlenmektedir.

ÇOCUKLARDA DİYABETİN BELİRLİ BİR BAŞLAMA YAŞI VAR MIDIR?

Tip 1 diyabet her yaş çocukta görülebilir. En sık 4 ila 6 yaş ve 10 ila 14 yaş aralığında görülür. Tip 1 diyabetli çocukların yaklaşık yarısı 10 yaştan önce bulgu verir. Tip 2 diyabet ise artan obezite sıklığına bağlı olarak 10 yaştan sonra görülmeye başlanmıştır. Obezlerde ergenlik ile birlikte tip 2 diyabet görülme sıklığı daha da artmaktadır.

ÇOCUKLARDA DİYABET SIK GÖRÜLEN BİR HASTALIK MIDIR?

Tip 1 diyabet, çocukluk çağında en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Ülkemizde 18 yaş altı yaklaşık 17000 civarında tip 1 diyabetli çocuk bulunmakta ve her yıl yaklaşık 2500 kadar çocuk yeni tip 1 diyabet tanısı almaktadır. ABD’de 19 yaş altı yeni diyabet tanılarının üçte ikisi Tip 1 diyabettir. Ülkemizde çocukluk yaş grubunda tip 2 diyabet nadir görülmektedir. Sıklığı tam olarak bilinmese de dünyada artan obezite oranına paralel olarak sıklığı hergeçen gün artmaktadır. ABD’de her 4-5 diyabetli çocuktan biri tip 2 diyabettir.

DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Çocuklarda tip 1 diyabetin başlıca belirtileri çok su içme ve gece-gündüz çok idrar yapmadır. Ergenler geceleyin sık idrara kalkarlar. Çocuklar önceden yatağını ıslatmazken idrar alışkanlıklarında geriye dönüş olabilir ve geceleyin idrar kaçırabilirler. Tuvalet terbiyesini henüz kazanmamış olan küçük çocuklarda ve bebeklerde ise anneler, çocuklarının daha sık ve daha fazla miktarda (daha ağır bez) bezlerini ıslattıklarını farkederler. İdrarla fazla miktarda sıvı kaybına bağlı kilo kaybı ve ağız kuruluğu gelişir. Diyabetli çocuklarda insülin eksikliği, iskelet kasında glukoz kullanımını bozar, yağ ve kas yıkımını arttırır. Başlangıçta iştah artar, fakat zamanla çocuklar açlıktan ziyade daha fazla susuzluk hissetmeye başlarlar. Çocukların beslenmesi bozulur ve kilo kaybı daha da artar. Kız çocuklarında genital bölgede gelişen mantar enfeksiyonu ve buna bağlı kaşıntı hastalığın ilk emaresi olabilir.

Bu bulgulara sahip olan çocuklar genellikle ayaktadırlar, kilo kaybı ve halsizlik gibi müphem yakınmalar sergilerler. Eğer ifade edilen belirtiler ile çocuk hala diyabet tanısı almadı ve tedavi başlanmadı ise 1 ay içerisinde çocuğun klinik tablosu daha da ağırlaşır. Bu klinik bulgulara; uykuya eğilim, karın ağrısı, bulantı, kusma, sık nefes alıp verme eklenir. Ağır sıvı kaybına bağlı çocuğun göz küreleri çöker, mukozaları kurur. Kandaki şeker kullanılamadığından vücut enerji gereksinimi için alternatif yakıt kaynaklarına yönelir.  Vücuttaki yağ rezervleri enerji kaynağı olarak kullanılır ve bunun sonucunda aşırı miktarda keton cisimcikleri vücutta birikir ve ağır asidoz ortaya çıkar. Bu durumda çocuğun hayati fonksiyonları ciddi şekilde etkilenir ve koma tablosu gelişir. İvedilikle tedavi edilmediği takdirde çocuğun kaybedilme riski çok yüksektir.

Tip 2 diyabetli çocuklar ise özellikle karın bölgesinde olan yağ birikimi, boyun, koltuk altı ve vücudun kıvrım yerlerindeki deride koyulaşma ve kalınlaşma (akantozis nigrikans) ile bulgu verir. İlerleyen dönemlerde tıpkı tip 1 diyabette olduğu gibi çok su içme, çok idrara çıkma ve iştah artışı gibi bulgular görülebilir. Tip 1 diyabetin aksine tip 2 diyabetin gelişim süreci daha sinsi seyirli ve uzun sürelidir.

DİYABET TANISI NASIL KONUR?

Klasik diyabet semptomları veya hiperglisemi krizi olan bir çocukta rastgele bakılan plasma glukoz seviyesinin 200 mg/dl veya üzerinde olması, veya en az 8 saat açlık sonrası bakılan plasma glukoz seviyesinin 126 mg/dl veya üzerinde olması, veya şeker yükleme testinde bakılan 2. saat plazma glukoz seviyesinin  200 mg/dl veya  üzerinde olması kesin tanı koydurucudur.

ÇOCUKLARDA TİP 1 VE TİP 2 DİYABET TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR? TEDAVİLERİ FARKLI MI?

Diyabet hastalığı geri dönüşümü olmayan bir hastalıktır. Gelişince yaşam boyu sürer. Tip 1 diyabet hastalarını, her gün olmaları geren insülin enjeksiyonlarından kurtarmak ve hastalığın tamamen tedavisini sağlayabilmek amacıyla pankreas nakli, adacık hücre nakli, kök hücre nakli ve yapay pankreas gibi birtakım tedavi seçenekleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu bahsettiğimiz tedavi seçeneklerinin tümü deneysel aşamadadır. Bu nedenle tip 1 diyabetin günümüzdeki alternatifsiz tek tedavisi halen cilt altından yapılan insülin enjeksiyon tedavisidir. Tip 1 diyabetli hastalarda insülin tedavisinin yanısıra hastaların beslenmelerinin düzenlenmesi ve düzenli egzersiz yapmaları da sağlıklı yaşam ve kan şekeri dengesinin sağlanması açısından önemlidir.

Tip 2 diyabetli çocukların tedavisinde ise; beslenme düzenlenmesi yapılır ve insülin direncini azaltan ilaçlar verilir. Bu tedaviler ile kan şekeri kontrolü sağlanamaz ise tıp kı tip 1 diyabetli çocuklarda olduğu gibi Tip 2 diyabetli çocuklara da insülin tedavisi başlanır.

DİYABET GELİŞİMİNİ ÖNLEYEBİLİR MİYİZ?

Günümüzde Tip 1 diyabeti hastalık gelişmeden önce önlemek mümkün değildir. Ancak tip 2 diyabet riskini; sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma gibi birtakım yaşam şekli değişiklikleri ile obezite gelişimini önleyerek ve insülin duyarlılığının arttırarak önlemek büyük ölçüde mümkündür.