Çocuklarda ve ergenlerde en sık tip 1 diyabet görülmektedir. Tip 1 diyabet sıklığı dünya genelinde son 20 yılda ciddi bir artış göstermiştir. Tip 1 diyabetin dünyada en sık görüldüğü bölge İskandinav yarımadasıdır. Asya ülkelerinde görülme sıklığı daha düşüktür. Bir İskandinav ülkesi olan Finlandiya’da her yıl 100000 kişiden 37’si tip 1 diyabet geliştirmektedir. Bu oran Çin’de 100000’de 0.5’dir. Amerika Birleşik Devletleri‘nde her 600 çocuktan biri tip 1 diyabet geliştirmekte ve her yıl yaklaşık 19000 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Hastalığın en sık görüldüğü dönem ergenlik dönemidir. Ancak ABD’de yapılan çalışmalarda bu hastalığın sıklığının ilk 5 yaşta da hızla arttığı gözlemlenmiştir.

Türkiye’deki duruma bakıldığında, ülkemizdeki çocuk ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili veriler ilk kez yakın zamanda tamamlanmış olan ‘Türkiye’de çocuklarda diyabet sıklığı’ isimli çalışma ile ortaya konmuştur. Yürütmüş olduğumuz bu çalışma ile son 3 yıldaki veriler incelendiğinde, ülkemizdeki diyabetli çocuk sayısının 17175 olduğu tesbit edilmiştir. Her yıl yaklaşık 2500 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Her 1250 çocuktan biri tip 1 diyabete yakalanmaktadır. Ülkemizde her yıl 100000 kişiden yaklaşık 11’i tip 1 diyabet geliştirmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü dönem, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, 10-14 yaş aralığı, yani ergenlik dönemidir. Cinsiyet yönünden hastalığa yakalanma riski açısından ciddi bir fark  bulunmamaktadır.

Tip 1 diyabetin ülkemizde en sık görüldüğü şehirler Tunceli, Artvin ve Kırıkkale’dir. Hastalık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde diğer bölgelere göre daha az görülmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü bölgeler ise Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’dir.

Sonuç olarak; Asya ve Avrupa arasında bir köprü olan ülkemizde, çocuk ve ergenler arasındaki diyabet sıklığı, Avrupa ülkelerinden daha düşük, Asya ülkelerinden ise daha yüksektir. Yapmış olduğumuz bu çalışma ile çocuklarda ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili ilk kez ulusal veriler geniş kapsamlı olarak ortaya konmuştur. 

Çocuklarda ve ergenlerde en sık tip 1 diyabet görülmektedir. Tip 1 diyabet sıklığı dünya genelinde son 20 yılda ciddi bir artış göstermiştir. Tip 1 diyabetin dünyada en sık görüldüğü bölge İskandinav yarımadasıdır. Asya ülkelerinde görülme sıklığı daha düşüktür. Bir İskandinav ülkesi olan Finlandiya’da her yıl 100000 kişiden 37’si tip 1 diyabet geliştirmektedir. Bu oran Çin’de 100000’de 0.5’dir. Amerika Birleşik Devletleri‘nde her 600 çocuktan biri tip 1 diyabet geliştirmekte ve her yıl yaklaşık 19000 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Hastalığın en sık görüldüğü dönem ergenlik dönemidir. Ancak ABD’de yapılan çalışmalarda bu hastalığın sıklığının ilk 5 yaşta da hızla arttığı gözlemlenmiştir.  Türkiye’deki duruma bakıldığında, ülkemizdeki çocuk ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili veriler ilk kez yakın zamanda tamamlanmış olan ‘Türkiye’de çocuklarda diyabet sıklığı’ isimli çalışma ile ortaya konmuştur. Yürütmüş olduğumuz bu çalışma ile son 3 yıldaki veriler incelendiğinde, ülkemizdeki diyabetli çocuk sayısının 17175 olduğu tesbit edilmiştir. Her yıl yaklaşık 2500 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Her 1250 çocuktan biri tip 1 diyabete yakalanmaktadır. Ülkemizde her yıl 100000 kişiden yaklaşık 11’i tip 1 diyabet geliştirmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü dönem, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, 10-14 yaş aralığı, yani ergenlik dönemidir. Cinsiyet yönünden hastalığa yakalanma riski açısından ciddi bir fark  bulunmamaktadır. Tip 1 diyabetin ülkemizde en sık görüldüğü şehirler Tunceli, Artvin ve Kırıkkale’dir. Hastalık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde diğer bölgelere göre daha az görülmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü bölgeler ise Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’dir.    Sonuç olarak; Asya ve Avrupa arasında bir köprü olan ülkemizde, çocuk ve ergenler arasındaki diyabet sıklığı, Avrupa ülkelerinden daha düşük, Asya ülkelerinden ise daha yüksektir. Yapmış olduğumuz bu çalışma ile çocuklarda ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili ilk kez ulusal veriler geniş kapsamlı olarak ortaya konmuştur.

Çocuklarda ve ergenlerde en sık tip 1 diyabet görülmektedir. Tip 1 diyabet sıklığı dünya genelinde son 20 yılda ciddi bir artış göstermiştir. Tip 1 diyabetin dünyada en sık görüldüğü bölge İskandinav yarımadasıdır. Asya ülkelerinde görülme sıklığı daha düşüktür. Bir İskandinav ülkesi olan Finlandiya’da her yıl 100000 kişiden 37’si tip 1 diyabet geliştirmektedir. Bu oran Çin’de 100000’de 0.5’dir. Amerika Birleşik Devletleri‘nde her 600 çocuktan biri tip 1 diyabet geliştirmekte ve her yıl yaklaşık 19000 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Hastalığın en sık görüldüğü dönem ergenlik dönemidir. Ancak ABD’de yapılan çalışmalarda bu hastalığın sıklığının ilk 5 yaşta da hızla arttığı gözlemlenmiştir.
Türkiye’deki duruma bakıldığında, ülkemizdeki çocuk ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili veriler ilk kez yakın zamanda tamamlanmış olan ‘Türkiye’de çocuklarda diyabet sıklığı’ isimli çalışma ile ortaya konmuştur. Yürütmüş olduğumuz bu çalışma ile son 3 yıldaki veriler incelendiğinde, ülkemizdeki diyabetli çocuk sayısının 17175 olduğu tesbit edilmiştir. Her yıl yaklaşık 2500 çocuk tip 1 diyabet tanısı almaktadır. Her 1250 çocuktan biri tip 1 diyabete yakalanmaktadır. Ülkemizde her yıl 100000 kişiden yaklaşık 11’i tip 1 diyabet geliştirmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü dönem, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, 10-14 yaş aralığı, yani ergenlik dönemidir. Cinsiyet yönünden hastalığa yakalanma riski açısından ciddi bir fark bulunmamaktadır.
Tip 1 diyabetin ülkemizde en sık görüldüğü şehirler Tunceli, Artvin ve Kırıkkale’dir. Hastalık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde diğer bölgelere göre daha az görülmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü bölgeler ise Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’dir.
Sonuç olarak; Asya ve Avrupa arasında bir köprü olan ülkemizde, çocuk ve ergenler arasındaki diyabet sıklığı, Avrupa ülkelerinden daha düşük, Asya ülkelerinden ise daha yüksektir. Yapmış olduğumuz bu çalışma ile çocuklarda ve ergenlerde tip 1 diyabet sıklığı ile ilgili ilk kez ulusal veriler geniş kapsamlı olarak ortaya konmuştur.